6 Kasım 2009 Cuma

Belediyemizde Yeni Yenilikler!

Belediyemizde yeni gelişmeler, yeni yenilikler var sayın sakinler.

En çok yeni yeniliklerin neler olacağını merak ediyorum ben de. Sanırım, zenci transferler yapacağım. Renk gelsin biraz. Keşke kırmızı zenciler, pembiş zenciler, kahverengi üstüne yeşil puantiyeli zenciler de olsaydı. Acaba genetikleriyle oynayabilir miyiz?

Genetik demişken, memlekette ve dünyada, yenmeyen tüm genetiği bozulmuş sebze ve meyveleri belediyemize yığıyorum. Ziyan olmasın o kadar sebze, meyve. Nimet hep bunlar.. Yazık, günah. Çoluğa çocuğa yedirelim. Hacı Emine Hayratı'nın oraya kuracağımız tezgahlarda yakın zamanda satışa sunacağız. Tüm belediye sakinlerine duyurulur.

Hayırlı bayramlar, mutlu noeller..



(Temsili Resim)
Genetiğiyle Oynanmış Ergen

Not: Banyonun akustiğinin yanında, ışığı da iyi olmalı ki tüm ergenler banyoda bir foto furyası filan. of sıkıldım cümle kurmaktan. neyse.. öptm.kib.bye.

3 Kasım 2009 Salı

"Hayatımıza Anlam Katanlar" Volume I

unutmayalım, unutturmayalım!

Barış Manço Moda, 81300 İstanbul

2 Kasım 2009 Pazartesi

Rubik Küplerle Kopyacılık Oyunu. (yakıştıramadım)

http://www.youtube.com/watch?v=BBFnBWvjXJY&feature=player_embedded
(linke tıklayınız)

Neden?

Sanat desen değil, deli işi desen değil, işe yarar bir şey desen, sigortası var desen değil. Ne lan bu!?
Sanat olmadığını; var olan bir tabloyu tekrar yapmasından anlıyoruz. O kadar da yaratıcı bir nane değil bu işte; bu taraftaki açıdan bakarsan.
Diğer taraftakinden bakalım bir de.. Ordan da değil.

Sen gel, koca Leonardo'nun çizdiği şeyi, eminönü alt geçidinde satılan 1 TL'lik rubik küplerle yap.

Bir sayı atıyorlar, "şu kadar rubik küple yapılmıştır"(4bin) diye ama, hiçbir zaman kesin bir rakam değildir o. Buna emin olalım bir kere.

Farklı bir konuya değinecek olursam da; servet ödemiştir o küplere bu aklı evvel arkadaşımız. Bir memurun asgari ücretini - ki bence babası memur bir gencimizdir bunu yapan - babasının maaşını* yatırmıştır buraya, sanat yaptım diye. Babası da demiştir, "ulan eşe kevladı, sanat diyorsun, adam yıllar önce çizmiş bunu zaten, sen ne altına kopya kağıdı koymuş üstünden kalemle geçmiş gibi aynısını yaptın!!"..

Bir aile dramı, bir insanlık ayıbı, bir taklitçi zihniyet gördük bugun de.. Hayırlısı diyor, bir daha böyle şeylerin yaşanmamasını temenni ediyoruz.

*Bir memur maaşı, servet değerindedir..


Not: .. ki duyduğumuz üzre, 4bin rubik küp kullanılmış, dört tane memur babası olsa bu adamın, yine de alamaz. dört servet sayılır o hem.. of kafam karışıyor ya gidin buradan.

Not2: sezyum.com'dan arakladım videoyu.

19 Ekim 2009 Pazartesi

Uzaysal Bir Takım Gerçekler














(Temsili Resim)


uzaysal gemilerin (halk arasında; uzaygemisi, uçan daire, ufo da denir) yıllardır aynı şekil şemal ile dünyamızı ziyaret etmesi çok ilginç bence.

ilkokuldayken yaptığım çılgın hesaplamalara göre, uzaylı dostlarımızın tekniksel bazda, bizden sadece 10 dakika ileride olduğunu bulmuştum. ha ama bu 10 dakikayı hayatımız boyunca kapatamayacağız sonuçta, hep 10 dakika geri kalacağız dostlarımızdan. Bu mu dostluk, bu mu arkadaşlık?!

uzaysal gemilerin, yüzyıllardır dünyamızı ziyaret ettiğini biliyoruz. Bu gemilerin hiçbir ilerleme kaydetmediğini de biliyoruz. Şekil aynı, havada asılı kalması aynı, gidip gidip gelmesi aynı. Ee? Bu mu uzay teknolojisi. O geminin içinde neler dönüyor, ne gelişmeler var bilmiyorum ama dışarıdan aynı işte. Biz sefil dünyalılar bile çılgın üretimler yapıyoruz yıllardır. Hiç mi feyz almadın bir uzaylı olarak? Soruyorum sana...

Benim tepemin tasını attırmayın, gidin şekilli bir gemiyle gelin bu sefer, valla kırıcam o uzayı yoksa..

13 Ekim 2009 Salı

Yekta Kopan Gerçeği! ya da değil.

Yekta Kopan'ın sesi, kendi sesi değilmiş meğer. Yekta Kopan'a başkası ses veriyormuş.

Böyle bir şey olsa ya!?..


(Temsili Resim)

8 Ekim 2009 Perşembe

Pasif Lora

yer: istanbul
program: klark (18.07.2009) tvnet
konuşmacılar: murat menteş, sermet erkin

Sermet Erkin: Sigara, içki kullanmam ben...
Murat Menteş: Pasif içiciliğe inanıyor musunuz Sermet Bey?
Sermet Erkin: Ben pasif hiçbir şeye inanmam...

(gülüşmeler)

1 Ekim 2009 Perşembe

Tavukların Nesli Tükendi!

(Temsili Resim)


Şaşırdınız di mi? Ben olsam ben de şaşırırdım. Hem varım da, bir olmuşluğum var yani sonuçta. Resmen şaşkınım şu an demek ki.. (Ah bu mantık)

Diyeceğim o ki;
Aklıma gelir durur bu, paylaşmak istedim. (paylaşım için teşekkürler)

Ana haber bültenini izliyorsunuz. Alt bantta böyle bir haber, flaş haber hem de! (vay canına)
"Tavukların nesli tükeniyor!!"
Tavukların nesli tükenirse eğer, o zaman korkarım işte ben o dünyadan.

Hep derim, "bir gün haber çıkacak ve "tavukların nesli tükeniyor" denecek. İşte o zaman kıyamet günü yaklaşıyor demektir" diye.
Gelmiştir lucifer dünyaya, tüm mühürler kırılmıştır. Tavukların sonu, insanlığın da sonu olacaktır..

O günleri görebilir miyim acaba?! Bence kaçırılacak bir şey değil kıyamet ya. Görmeyi isterim açıkçası...

Tavuk yoksa, insan da yok!