26 Haziran 2011 Pazar

Görüyoruz ve Artırıyoruz!!

Esenler Belediyesi'nin çorba çeşmesi varsa bizim de size çılgın bir menü sunacağımız açık büfe çeşmelerimiz hizmetinize girecektir! Yazın zeytinyağlıların ve karpuz sularının aktığı, kışın ise, çay, çorba içebileceğiniz çeşmelerimiz yakında hizmetinizde!!




http://www.hurriyet.com.tr/gundem/18078257.asp

23 Mayıs 2011 Pazartesi

Bizde de var çılgın proje... Nedir yani...



Çılgın projelerle yine sizinleyim! Kış mevsimine girerken, belediyenin tümünü halı ile, yaza girdiğimiz şu günlerde ise çimenle kaplatıyorum. Yazın, çıplak ayakla gezebilir, kışın ise; çorapla belediye içinde dolaşabilirsiniz. Projelerin detaylarını ilerleyen günlerde paylaşacağım. Öptüm.

11 Şubat 2011 Cuma

Alo Şerbet Öz Belediyesi Hattı

Her türlü sorununuz için, 444 ŞRBT numaralı telefonu arayabilirsiniz. Haydi hayırlı uğurlu olsun. Ofişıl açılışı yine ben yaptım. Demin aradım evden, çalışıyor.

1 Şubat 2011 Salı

Poşetler ve leğenler bizden!

Bakın, ben size dedim! Çok mübarek insanım allah kahretmesin. Kar yağmaya başladı; Belediye heyetimiz üyelerinden Inci Vardar ' ın da yardımlarıyla, yan belediyelerden toparladığımız market poşetlerini, belediye yokuşuna stokluyoruz. Canı isteyen kaysın. Açılışı ben yaparım zaten merak etmeyin. Herkese yetecek kadar poşetimiz ve leğenimiz olacağından kuşkunuz olmasın! Sizler için varım.

29 Ocak 2011 Cumartesi

Kar gelene kadar idare edeceğiz.



"Başkan! kar yağmayacak mı hacı?" diye soruyorsunuz.
Kar yağcak elbet ama bizim de elimizde değil ki... Yapay kar gibi bir şey yapalım, normali yağana kadar bununla idare edin filan diyeceğim... Sonra da etik değil diye bağlayacağım. O yüzden, yağana kadar sadece soğukla yetineceğiz. Nasılsa sobalar yanıyor belediye sokaklarında. Kar da yağacak... Kar da önce hemen avrupa'ya gidiyor ya neyse lan!. Siyaset yapmayacağım. Portakal soydum. İsteyene gönderebilirim.

28 Aralık 2010 Salı

Mutlu Noeller, Hayırlı Bayramlar!

Yeni yıla girerken parti marti yok mu bizim belediyede diyenleri duyar gibiyim. Tabii ki var. Alemsiniz. Dansöz bile var! Sobalarla ısıtacağımız meydanda, sıcak şarap ve sahlep keyfinin yanı sıra, dansöz de oynatıyoruz! Çıkılması için masa da hazırlatıyorum. Masalara çıkıp da oynayabilirsiniz. 31 Aralık gecesi, her şey... serbest ama; meydanda no seks. Herkes evine gitsin o ara. O kadar da değil. Sevgiler sunuyoruz.


13 Aralık 2010 Pazartesi

Kış Mevsimi Kıyaklarla Devam Ediyor!



Belediyemiz sınırları içinde muhtelif yerlere kuracağımız sobalarla kışlar artık daha sıcak.


[Sobalarımız sokaklara kurulmak üzere hazırlanıyor.]
Sizden ricamız sevgili sobalarımızın her daim tüter durumda kalması için, elinize geçen her şeyi atabilirsiniz. Çalı çırpı filan da atın tabii.

Dev Hizmet!
Sobalarımız yanında, sıcak şarap ve sahlep servisi de olacaktır kış mevsimi boyunca.

Bardaklarınız boşaldıkça sobaya atın ki devr i daim sağlayalım. Sobalarımızın üzerine konulmalık mandalina, portakal kabuğu takviyesi de içeceklerinizin yanında verilecektir. Zira, biliyorsunuz (sobalı evde büyüyenler beni anlayacaktır) sobanın üzerine konan turunçgil kabukları buhur tadı yakalar... mis gibi kokar!


Islanan çoraplarınızı da soba borusunda kurutabilirsiniz.

Sevgiler sunarız.

23 Kasım 2010 Salı

Doğu Avrupa'da yükselen bir değer; Şerbet Öz Belediyesi



Belediyemizi Batı Avrupa'ya taşımaya karar verdim. Siz ne dersiniz? Bir referandum yapalım mı?

Bence bir avrupa belediyesiyiz ama. Buna en yakışan belediye bizimki galiba. "Batı Avrupa Belediyelerinden Şerbet Öz Belediyesi" bak ne güzel tınlıyor sevgili sakin! Taksim, maksim, kokoreç, leğen, cihangir kedisi.. Hepsi bizimle beraber gelecek zaten. Taksim'i belediyeye taşıyan, belediyeyi de Batı Avrupa'ya taşıyabilir. Yür ya kulum, çok yolumuz var.

14 Ekim 2010 Perşembe

Örtülü Belediye

Belediyenin üstüne başına naylon germe planlarım var. Cam küre içine alamayacağız. Şu an o kadar bütçemiz yok ama naylonla, şu yağmur sorununa çözüm bulabiliriz. İstediğimiz zaman naylon gerer, istediğimizde kaldırırız. Sonuçta yağmur da lâzım daşa, torpağa. Hem istersek, çiçekli naylon bile gerebiliriz. Keyfimize kalmış.

28 Eylül 2010 Salı

İsveç'e İnsan Yardımı

Az insan olduğu söylenen İsveç'e, insan yardımında bulunacağız. 6500 insan göndereceğiz. Elinizdeki fazla insanları toplayın, hepsine yolculuk gözüküyor. İsterseniz siz de gidebilirsiniz tabi. Benim bile gidesim var ama işte belediyeyi yalnız bırakamam.

27 Eylül 2010 Pazartesi

Boğaz Köprüsü'nden Balık Tutmaca

Bir büyüğümüz olan Büyükşehir Belediyesi'nden aldığımız izinler sağolsun! Artık Boğaz Köprüsü'nden de balık tutma işlemi gerçekleştirilecektir. Oltanızı, kovanızı alın, gelin.

Balık tutmak insanı sakinleştirdiği için, "ulan, atlasam mı acaba?" gibi saniyelik düşüncelerden de uzaklaşacaksınız. İntihar filan tarihe karışacak hep. Ne tatlı!

İlk oltayı benim atmamla ofişıl olarak başlayacak bu güzide durum hepimize hayırlı uğurlu olsun. Aman düşmeyin!...

13 Eylül 2010 Pazartesi

Ama yani...

Bir tane bile "tabii ki" çıkmamış referandumda. Aşkolsun!

1 Eylül 2010 Çarşamba

Şerbet Öz Belediyesi'nden Büyük Hizmet!!



Yağmurlu havalarda nereden çıktığı belli olmayan, bir anda peydah olan sevgili "şemsiye satıcıları"na ücretsiz Türkçe Dil Kursu! Şerbet Öz Belediyesi Halk Eğitim Merkezi'nde açacağımız kursta "şemşiye, şemşıya, şamşiye" kelimelerinin doğrusu olan "şemsiye" diyebilme kursu açılmıştır.Tüm şemsiye satıcılarını, kursumuza bekliyoruz. Geç kalmadan üye olun! Sınırlı sayıda beyaz plastik sandalyemiz kalmıştır. Yığılma olursa evden sandalye getireceğim artık, n'apalım. Eğitim şart!


Kurstan başarıyla mezun olanlara; yoğunluğuyla tanınan sokak köşelerinde belediyemizden iş imkanı sağlanacaktır.


doruk bayer'e sevgilerle.

25 Ağustos 2010 Çarşamba

Referandumda Biz de Varız!




‎"tabii ki" sözünün "evet"e yakın olduğunu düşünen, farklı belediyelerden aramıza girmek isteyenlere sesleniyoruz. "Tabii ki evet" ya da "tabii ki hayır" kavramlarıyla kafa karıştırıyoruz. Kısmet. Heran bizim anayasamız yürürlüğe girebilir bu kafa karışıklığında. Böylece herkes şeker yiyebilecek.

Referandumda kendimize yer ayırdık. "evet" veya "hayır"ın yanında bizim için de "tabii ki" damgasını basabilirsiniz. Logomuzu gördüğünüz yere "tabii ki" deyin, şanımız yürüsün. Kazanamayabiliriz ama hedefimiz 2000 zaten. Ne de olsa memlekete yayılasımız yok. Belediye olsun, bizim olsun. Öptüm.

2 Ağustos 2010 Pazartesi

Alaska Turu

Bayram tatili için, şanslı sakinlerimizi Alaska'ya gönderiyoruz. Ben de geleceğim.

Not: en güzel Aurora Boralais'ler, gözyüzünde bizim için süzülecek. Her şey ayarlandı.

22 Temmuz 2010 Perşembe

Haydi Bakalım

Logomuzun olduğu rozetlerimiz çok yakında sebil olarak dağıtılacaktır. Hadi bunu kutlayalım.

Sansüre Karşı Yürüyüş

Bildiğiniz üzere,Taksim'i bir müddet önce belediyemize taşımıştık.
"Sansüre Karşı Yürüyüş sırasında sevgili Taksim'i dağıtmayın" diye uyarmaya gelmiştim ki, çok kalabalık olduğunuzu gördüm. "İnci burada, sen neredesin başkan?"diye bağırdığınızı duydum. "Buradayım" diye haykırmak istedim. Yapamadım.
Beni utandırmayın çocuklar. Efendi gibi yürüyün, ortalığı dağıtmayın. Hep masraf bu çöp kamyonu filan çünkü. Lütfen yani.

15 Temmuz 2010 Perşembe

Sıcak Havalara Çin Malı Kalitesi



Sıcak havaları sevmeyen başkanınız olarak, yeni fikirler bulmaya çalışıyorum ben de n'apayım?...
Sıcak olan havalarımızda, Yağmur bulutlarımızdan alamayan ya da "yağmur bulutu istemiyorum. elimde şemsiyeyle dolaşamam her dakika" diyen kesim için yeni çözümler yaratıyoruz.

Tüm bu ürünlerimizi Çin Malı adı altında kaliteden ödün vermeden vatandaşlarımızın beğenisine sunuyoruz.
Eminönü alt geçidinde bulabilirsiniz. Eminönü'nü de getireceğim. Telâşa mahâl yok!
Sıcak isimli havalarımızda, taban haznesine dolduracağımız suyla birlikte buzluğa koyduğumuz terlik ya da pabuçlarımızı, dışarı çıkarken giyiyoruz.
24 saat boyunca buz özelliğini koruyan bu icatlı ayakkabı, sıcak havalarda serin sulara atlar gibi bir şey oluyor. Ben denedim. Acayip...

"Ya hasta olursak?" diyen sevgili vatandaşlarımıza da "demirden korksak, trene binmezdik" diyorum. Buz hazneli pabucunuzun / terliğinizin yanında sağlık sigortanız bizden.

14 Temmuz 2010 Çarşamba

Gelecek hafta, hergün bir haftasonu günü! (Burak Mağralı’nın katkılarıyla)

Haftaya, hergün sizin belirleyeceğiniz bir haftasonu günü olacak. İster cumartesi, ister pazar. Siz seçin...

Cumartesi günleri, Belediyemize bundan aylar önce taşımış olduğumuz Taksim'de eğlenebilir, evinizde oturabilir, yine yakında zamanda getirttiğimiz denizimizde yüzebilir, gönlünüzce eğlenebilirsiniz. Ya da Pazar günü olarak belirlediğinizde, sahilde kitap okuyabilir, taksim’de öğle yemeği yiyebilir, yine evinizde yan gelip yatabilirsiniz... Sizin bileceğiniz iş.

Gelecek hafta hergün haftasonu ruhuyla geçecek.
Her şey sizler için.

Başkanınız Şerbet Öz.

12 Temmuz 2010 Pazartesi

Orada Saat Kaç?



Sevgili Abdullah Gül'ün de dediği gibi; "ben zaten pahalı saat kullanmayı sevmiyorum." aynı benim kafam... Sayın Abdullah Gül, adamımsın...