23 Aralık 2009 Çarşamba

Hanımlar!

Toplu gün günü yapıyoruz!
Artık her yılın bugünü, gün günü yapmaya karar verdik.
Hanımlar sözüm size!
Her yılın 23 aralık'ı kısırlar, börekler, patates salataları, çörekler, sohbetler, muhabbetler gırla gidecek bundan böyle.

İlk Gün günümüz, şerbetöz ilköğretim okulu salonunda gerçekleşecektir.
Tüm belediye sakini hanımlarımızı bekliyoruz.


Temsili Resim

22 Aralık 2009 Salı

Belediyemizden, Üniversite Öğrencilerine Süper Hizmet!


Tüm üniversite öğrencilerine, Şerbet Öz Belediye otobüsü durağından kalkacak otobüslerimiz için öğrenci akbili bursu vererek, Tez Veren Dede türbesine gönderiyoruz. 2 gece 3 ay dilediğince tez yazdırabileceğiniz bu dede kişi, bu güzide insanın öğrencilerimize dokunacak hayrı dünyalara bedel. Zira tez yazmak kadar sıkıcı bir şey daha varsa buyrun buradan yakın.

Yaktığınızla kalmayın bir de körükleyin de kurbandan kalan etler ziyan olmadan bir mangal ziyafeti çekelim belediye parkında.

Tez Veren Dede'ye gitmek isteyen öğrencilerimizi Belediyemizdeki makamımda bekliyorum. Burs için gerekli renk renk akbilleriniz, çekmecemde duruyor. Gelmeden arayın, köftelik kıyma çektirmeye gitmiş olabilirim kasabaya.

15 Aralık 2009 Salı

Kafka Sahilde (yeniden)


Bay k'nın en can alıcı eserlerinden biridir hemen yandaki fotoğraf.
Benim merak ettiğim konu ise; fotoğrafı çeken adam!.. Kim demiş, Kafka bunalımdan bunalım beğenir, dönüşür de gelir...

Al bak işte; sahil havası alan, sen, ben gibi, yeri geldi mi; postane'de sigara molasında, "n'olcak hacı bu memleketin hali" geyiğine bile sarabilecek bir adamdır artık benim gözümde.

Neyse; Kafka'yı, şimdilik postane köşelerinde bırakıp, bu fotoğrafı çeken zat - ı şahanenin kim olduğu konusuna dönmek istiyorum süratle. Fotoğrafı çeken, muhtemelen "photo photo, ship shack photo" diye bir aşağı bir yukarı dolanan sahil fotoğrafçısı abi/amca idi. Tahminim bu yönde... Tahminimin peşinden gittiğim zaman da şunlar çıkıyor; Kafka Bey'imizin Brod'dan başka arkadaşı yoktu bildiğim kadarıyla(Allah'ın asosyali). Brod'un vardır ama bir çok arkadaşı. İnanırım.

Fotoğrafı çeken shipshackçı amca, (aç parantez; kafamdaki hayalde şapkalı, takım elbiseli ama ayağı çıplak, çoraplarını ayakkabılarına pay ederek iç içe koymuş ve onları da omzundaki çantasında gezdiren bir beyfendi tasviri var. kapa parantez)Kafka'nın, Kafka olduğunu bilmiyor tabi. Bilse n'olcak gerçi... Ekmek parası... Kralı gelse, photo diyerek çekecek fotoğrafı ve aldığı 3-5 Çek Kron'uyla sıradaki Kafka'ların fotoğrafını çekmek için sahili turlayacaktı.

İçtenlikle diyorum ki; Öncelikle buradan shipshackçı amcaya selam ediyorum, iyi ki oradaydın ve bize bu güzide eseri bıraktın... Sonralıkla da Mekanın cennet olsun shipshakçı amca diyerek öpüyorum seni... R.I.P

14 Aralık 2009 Pazartesi

Grip de olsa, insan insandır.


Domuz gribinin haram olduğunu düşünen vatandaşlarımızı, belediye dışına sürdükten sonra, domuz gribini bünyesine alan tüm belediye sakinlerimizle bunu kutlamak için, belediye meydanını kapattık.



Belediyemizi kendi çapımızda karantinaya aldık. Belediye sınırlarına naylon gerdik. Üst taraf biraz açık kaldı ama gribin hoplayan, zıplayan, tırmanan bir şey olduğunu düşünmediğimiz için 4 metre 30 santim yüksekliğinde ve belediye sınırı genişliğinde renkli naylonlarla sararak; dışarıdan bakıldığında şık ve eğlenceli bir görüntü olmasına çalıştık. Dışarıdan bakanların, naylonun ardındaki gölgelerin ne kadar da mutlu olduğunu, domuzuydu, gribiydi beraberce ne kadar da barış içinde yaşadığını ibret i aleme sunmak istedik, imrensinler istedik.

Belediyemizde, domuz gribi gündemimizden ineyazarken ise yeni griplerle sakinlerimize sürprizler yapmayı planladığımızı da mutlulukla belirtmek isterim.

Domuzun bir grip olmadığına inanan tüm domuz dostları, grip kullanıcıları adına...

Hayırlı bayramlar, mutlu noeller.


26 Kasım 2009 Perşembe

Sertifikalı Oyunculuk Kursu / Eğitimi

Beklenen atak Belediyemizden geliyor!!
Belediyemizde oyunculuk kursları açılmıştır!

Oyunculuk kurslarımıza başvurular tüm hızıyla devam ediyor. Aldığım son haberlere göre; 2 kişi başvurmuş bile. Beklediğimizin iki katı bir katılımla rekora koşuyoruz.
Belediyemizin, bu güzide çıkışı tüm başka belediyelere örnek olsun.
Hiçbir masraftan kaçınmadık... Sevgili Kıvanç Tatlıtığ sağolsun, Şerbet Öz Oyunculuk Akademisi'nde ders vermeyi kabul etti. İlk dersler; diyafram, nefes olmakla birlikte, ardından jip kullanırken nasıl bağrılır, saçlar nasıl savurulur isimli, kendi patentiyle müsemma derslere geçilecektir. Kurslarımız iki saat sürecektir. İki saat sürecek derken, iki saat içinde geldiniz, geldiniz. gelemediniz; seneye bir daha girersiniz. Dersten kesitler aşağıdadır.
Belediye başkanınız Şerbet Öz.
Sevgilerimle.
öptm kib by.


19 Kasım 2009 Perşembe

Bir Süper Güç Olarak, Hayal Gücü.

Gün geçmiyor ki bir süper güç ortaya çıkmasın. Güçler süper, süper olmasına da... kullanmasını bilene. En süper güçlerden biri bence, hayal gücü!
Bir kahraman hayal ediyorum mesela, yanında gücüyle birlikte geliyor. süpır!
Bir kahraman hayal edene, gücü bedava!

Hayal güçleri levelsal bir takım şey gerektiriyor mu acaba? Yeterince hayal gücü olmayan; bölüm geçemez, hayatta işe yaramaz, kedi sevemez filan...

Hayal ederek, kahraman olmak da super bişiy bence...

Güce bak çay demle!

Çay isteyen?

çok tatlııııaaaaa. hem de comic sans ile yazılmıııaaaşşş. (of ya sıkıldım insanlardan... kitaba gel.. )

9 Kasım 2009 Pazartesi

Bayan Umut Sarıkaya

















daha da bir şey demiyorum, çılgıncasına gülüyorum sadece.



http://www.uykusuzdergi.com/blog/bulent-ustun/bilet

bu yaz çok bunalmak

terden isilik olmak

kelebek vadisi'ne gidiliyomuş geyiğine kulak kabartmak

duyduğunu hemen sorgulamaksızın uygulamak

ertesi sabah dergide, hiç bilmediğin gitmediğin halde kelebek vadisini umut'a övmek

umut'un sabahlamış boş kafayla gelen her teklifi değerlendirecek olması

akabinde kabul etmesi

Umut'un yola çıkıcaz diye yıkanıp gelmesi (evi sarıyerde dergi taksimde)

Yola çıkmak

Umut'un çok şampuan kokması ve lifle çok ovduğu için pembe suratlı olması

Kelebeklere varmak

kelebek mi kelebekler mi diye tartışmak

Emrah Ablak'ın bi sürü uzun arkadaşıyla çok eğlendiğini görmek

Sahilin rastadan, şile bezinden geçilmemesi

rasta içinde kalmak

çadırda uyanmak kabir azabı çekmek, yanmak

çadırdan kendini dışarıya atmaya mecal bulamamak

ortamsızlık...

kaynaşamamak

yapacak bişey olmaması

akşam diskodan medet ummak

ama akşam adam içinde kalmak

umut'la düğün salonu tadında dans etmek

mütecavüz okur tartaklamak

herkesten çıkan tatsızlık adına özür dilenmesi

bardan bişey çıkmayınca sahilde oturanlara kaynaşmaya çalışmak

orda da adam yanına oturmak, pis geyiğe maruz kalmak

aradığını orda da bulamamak

şelaleyi görmek zorunda bırakılmak

herkezin şelaleyi mutlaka görün geyiğinden ötürü kayalara tırmanmak

şelaleye bakmak, etkilenmemek

biraz daha bakmak yine de etkilenememek

hemen inmek

doğadan tad alamamak

sahile inmek

voleybol oynayanları incelemek

bi an denize kaçan topu alıp tanışmak istemek

umutun bi an yeltenmesi

ama vazgeçmek

bunların hepsinin üç saniyede olması

ertesi gün dönmeye karar vermek

gidip herkesle vedalaşmak

seramoniyi uzattıkça uzatmak

öpüşmeler, sarılmalar, ne olur birazdaha kalın yakarışları

bunların hiç birine tamah etmemek

ve ertesi akşam yine diskoda belirmek

gitmediğimizin anlaşılması

insanların gözünde bütün kredinin sarsılması

kalan krediyle o gece de coşmak

olur ha diye beklemek

yaklaşmak

bu gidicez diyip gitmemenin

bi kaç gece daha devam etmesi

ve dördüncü gece yine diskoda belirince kredinin artık dibe vurması

bindikleri takayla vadiden uzaklaşırken bu ikili

el sallamalarına karadan herhangi bir karşılık alamamak

fethiyeden istanbula bilet bulamayınca bi an paniklemek

izmire bi gidelim de ordan gideriz istanbuia demek

izmire gitmek, ordan istanbula dönmek

aylar geçmesi...

cüzdanı temizlemeye karar vermek

biraz tütün, 1 ytl, kimden alındığı bilinmeyen kartlar, emlakçı kartları ve bu biletin cüzdandan çıkması

bileti çöpe atarken göz atmak

fakat?......iyice!!!!!..tam olmuşşş memleket meğersem.